Ahmet Yesevi Üniversitesinde Geçmişten Günümüze Türkistan: Tarih, Kültür ve Medeniyet Sempozyumu Yapıldı

 

Ahmet Yesevi Üniversitesinin Prof. Dr. Fuat Sezgin anısına düzenlediği ve Hitit Üniversitesi ile Marmara Üniversitesinin de desteklediği  “Geçmişten Günümüze Türkistan: Tarih, Kültür ve Medeniyet Sempozyumu” Türkistan Yerleşkesinde yapıldı.

Kültür merkezi konferans salonunda gerçekleştirilen etkinlik, Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kamalbek Berkinbayev’in oturum başkanlığında Rektör Yardımcısı Doç. Dr. Pusat Pilten, Türkistan Eyalet Vali Yardımcısı Melik Otarbayev, Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mehmet Evkuran, Kazakistan Diyanet İşleri Başkanlığı Türkistan Eyaleti Müftü Yardımcısı Prof. Dr. Alau Adilbayev, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. 

Sempozyumun açılış konuşmasında Rektör Yardımcısı Pilten, Üniversite ve bölge hakkında bilgiler vererek, kadim Türkistan şehrinin tarih boyunca bilim, kültür ve sanat alanlarında bölgenin her zaman önde gelen merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Kazakistan’ın bağımsızlığından itibaren büyük gelişim ve değişimler yaşayan Türkistan şehrinin 2018 yılı, Haziran ayında eyalet merkezi olduğunu ve bu gelişmenin şehrin yeniden yapılanmasına hız kazandırdığını sözlerine ekledi. Pilten ayrıca, Ahmet Yesevi Üniversitenin de bu yapılanmaya, bünyesindeki 10 fakülte, 7 araştırma enstitüsü, kolej ve hastanesi ile bölgeye eğitim ve sağlık hizmetlerini taşımak suretiyle, aynı zamanda ihtiyaç duyulan nitelikli insan gücünü yetiştirerek, geçmişte olduğu gibi bugün de destek olduğunu belirtti.

Vali Yardımcısı Otarbayev ise konuşmasında Türkistan’ın eyalet olması ile birlikte bölgenin değişim ve gelişim sürecinin kısa zamanda tamamlanacağını ve Türkistan’ın tarihte olduğu gibi yeniden Türk dünyasının merkezi haline getirileceğini vurguladı. 

Prof. Dr. Mehmet Evkuran ise kültürün donuk ve statik olmadığına vurgu yaparak, kültür değişen, dönüşen ve güncellen bir unsur olduğunu söyledi. Bu alanda felsefi ve teolojik çalışmaların yapılmasını gerekliliğine vurgu yapan Evkuran, özellikle Kazakistan ve Özbekistan olmak üzere Türk dünyasının kültürel mirasının bu tür bilimsel faaliyetlerle ortaya çıkarılabileceğini ifade etti.